SEVR’İ UNUTMAK, CUMHURİYET’İN DEĞERİNİ UNUTMAKTIR
10 Ağustos 1920’de Osmanlı yönetimine imzalatılan Sevr Antlaşması, bir barış antlaşması değil; Türk milletini vatansız bırakmayı amaçlayan emperyalist bir paylaşım planıydı.
Anadolu parçalanacak, egemenliğimiz yabancı devletlerin eline bırakılacak, Türk milleti kendi yurdunda tutsak edilecekti.
Ancak hesaplayamadıkları bir güç vardı: Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ayağa kalkan Türk milleti ve 23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi…
Milletin gerçek iradesini temsil eden TBMM, Sevr’i hiçbir zaman tanımadı. Türk milleti, bağımsızlığının masa başında elinden alınamayacağını Kurtuluş Savaşı’yla bütün dünyaya gösterdi. Sevr’i yalnızca reddetmedi; cephede kazandığı zaferle yırtıp tarihin karanlığına gömdü.
24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması ise bağımsızlığımızın, egemenliğimizin ve yeni Türk devletinin uluslararası tapusu oldu.
Bugün Sevr’i hatırlamak, yalnızca geçmişi anmak değildir. Bağımsızlığımıza, üniter devlet yapımıza, ulusal egemenliğimize ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine yönelen her girişim karşısında uyanık olmaktır.
Kimse boşuna heveslenmesin!
Bu millet, kendisine dayatılan Sevr’i bir kez yırtıp atmıştır. Lozan’dan, Cumhuriyet’ten ve Atatürk’ün kurduğu bağımsız Türkiye’den geri dönüş olmayacaktır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, İsmet İnönü’yü, ilk Meclisimizin kahraman üyelerini ve bağımsızlığımız uğruna can veren bütün şehitlerimizi saygı, rahmet ve sonsuz minnetle anıyorum.
Sevr teslimiyettir.
Lozan bağımsızlıktır.
Cumhuriyet ise vazgeçilmezimizdir.
ALİ KARAMUT
10 Ağustos 2026
https://alikaramut.com.tr