𝕏 f in
Büyütülmüş görsel
← Ana Sayfaya Dön

CHP’DE DEMOKRATİK ÇIKIŞ YOLU: KURULTAY VE YENİ PARTİ SEÇENEĞİ

CHP’DE DEMOKRATİK ÇIKIŞ YOLU: KURULTAY VE YENİ PARTİ SEÇENEĞİ

Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi etrafında yaşanan gelişmeler, yalnızca Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki bir liderlik tartışması değildir. Kurultaya ilişkin yargı süreci ve parti yönetimi hakkındaki kararlar; hukuk devleti, siyasi partilerin özerkliği, seçmen iradesi ve Türkiye’de demokratik iktidar değişiminin geleceği bakımından önem taşımaktadır.

CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde elde ettiği başarı, Türkiye’deki siyasal dengeleri değiştirmiştir. Muhalefetin büyükşehirlerde gücünü koruması, CHP’nin uzun yıllar sonra Türkiye genelinde birinci parti konumuna yükselmesi ve toplumdaki değişim beklentisinin güçlenmesi, partiyi yalnızca bir muhalefet hareketi olmaktan çıkarmış; iktidar seçeneği hâline getirmiştir.

Tam da bu nedenle CHP’de yaşanan hukuki ve siyasi kriz, parti içi bir mesele olarak görülemez. Partinin bölünmesi, örgütlü gücünün zayıflaması veya seçilmiş yönetiminin etkisizleştirilmesi, yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik değişim bekleyen milyonlarca yurttaşa zarar verecektir.

Kurultaya ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bağımsız ve tarafsız yargı tarafından incelenmelidir. Ancak kesinleşmemiş iddialardan hareketle siyasi sonuçlar çıkarılmamalı; parti üyelerinin ve delegelerin iradesi etkisizleştirilmemelidir. Yargı kararlarını hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde eleştirmek demokratik bir haktır. Hiç kimse kesinleşmiş bir karar olmadan suçlu ilan edilmemelidir.

Özgür Özel ve CHP yönetiminin mevcut kanun yollarını kullanması hukukun gereğidir. Fakat hukuki mücadelenin yanında siyasi çözüm de üretilmelidir. Bu çözümün ilk ve en güçlü adresi kurultaydır.

Birinci yol: Olağanüstü kurultay

CHP’nin siyasi meşruiyetini yeniden tartışmasız hâle getirecek en etkili adım, olağanüstü kurultayın gecikmeden toplanmasıdır. Genel başkan, parti yönetimi ve izlenecek siyasi yol delegelerin özgür iradesiyle yeniden belirlenmelidir.

Kemal Kılıçdaroğlu dâhil bütün taraflar görüşlerini açıklayabilmeli, adaylarını gösterebilmeli ve kurultayın vereceği karara saygı göstermelidir. Hiçbir kişi, makam veya yargısal yorum, kurultay iradesinin kalıcı olarak yerine geçirilmemelidir.

CHP’yi kişiler değil; üyelerinden başlayıp delegelerine ve kurultayına ulaşan demokratik irade yönetmelidir.

İkinci yol: Örgütlü kurultay mücadelesi

Olağanüstü kurultayın engellenmesi durumunda CHP üyeleri partiyi terk etmeden olağan kurultay sürecine hazırlanmalıdır. Mücadele yalnızca genel merkezde değil; mahalle delege seçimlerinden başlayarak ilçe ve il kongrelerinde sürdürülmelidir.

Özgür Özel 2023 yılında, genel başkanlık makamının bütün imkânlarına sahip olan Kılıçdaroğlu karşısında kurultayı kazanmıştır. Bugün CHP örgütünün ve tabanının önemli bir bölümünün değişim iradesini koruduğu görülmektedir. Bu nedenle demokratik mücadele sürdürüldüğünde kurultayın yeniden seçilmiş iradeyi hâkim kılma ihtimali yüksektir.

Görevden almalar ve disiplin işlemleri tabanın siyasi tercihlerini ortadan kaldıramaz. Görevden alınan yöneticiler, örgütün desteğini koruyorlarsa kongre süreçlerinde yeniden seçilebilirler. Bunun önkoşulu, CHP’yi terk etmeden örgütlü ve kararlı bir mücadele yürütmektir.

Üçüncü yol: Yeni parti seçeneği

Yeni parti seçeneği küçümsenmemeli, ancak ilk adım olarak da görülmemelidir. CHP’den hemen ayrılmak, partinin tarihsel birikimini, örgütlü gücünü, seçmen bağını ve Altı Ok’la simgelenen Cumhuriyetçi kimliğini geride bırakmak anlamına gelebilir. Böyle bir kopuş muhalefeti parçalayarak iktidarın işini kolaylaştırabilir.

Buna karşılık kurultay yolunun kalıcı biçimde kapatılması, parti içi demokratik mücadelenin olanaksız hâle getirilmesi ve seçilmiş iradenin geri dönmesinin bütünüyle engellenmesi durumunda yeni parti, demokratik temsilin korunması için zorunlu bir seçenek hâline gelebilir.

Bu nedenle yeni parti hazırlığı bir bölünme çağrısı değil, demokratik bir güvence ve son çıkış yolu olarak ele alınmalıdır. Hazırlık yapılabilir; program, kadro ve örgütlenme seçenekleri çalışılabilir. Ancak kurultay mücadelesi sonuçlanmadan geri dönülmez bir adım atılmamalıdır.

Kurulması zorunlu hâle gelirse yeni yapı yalnızca Özgür Özel’in çevresindeki isimlerin partisi olmamalıdır. CHP’nin Cumhuriyetçi, halkçı, laik, kamucu, ulusal bağımsızlıkçı ve devrimci birikimini taşımalı; üyelerinin söz sahibi olduğu demokratik bir örgütlenmeye dayanmalıdır. Yeni parti, eski tartışmaları başka bir çatı altında sürdürmek için değil, Türkiye’ye güven veren bir iktidar seçeneği yaratmak için kurulmalıdır.

Özgür Özel’in karar vermeden önce milletvekilleri, belediye başkanları ve partinin seçilmiş organlarıyla görüşmesi bu bakımdan doğru bir tutumdur. Böyle tarihsel bir karar, dar bir çevrede veya kişisel tepkilerle değil; örgütün ve seçmenin eğilimleri dikkate alınarak verilmelidir.

İzlenecek sıra açık olmalıdır: Önce hukuk yolları, ardından olağanüstü kurultay, eşzamanlı olarak örgütlü olağan kurultay mücadelesi ve bütün demokratik yollar kapatılırsa yeni parti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ait üç dosyanın da aralarında bulunduğu dokunulmazlık tezkerelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmesi, baskının yeni bir boyuta ulaştığını göstermektedir. Dosyalar hukuk çerçevesinde incelenmeli; fakat dokunulmazlık mekanizması muhalefeti susturmanın veya siyasi rekabeti yargı yoluyla sınırlamanın aracına dönüştürülmemelidir.

Türkiye’nin önündeki meseleler ise iç siyasetle sınırlı değildir. ABD–İran çatışması, İsrail ve Suriye’deki gelişmeler, NATO içindeki görüş ayrılıkları ve Türkiye–ABD arasındaki savunma görüşmeleri, dikkatli ve çok yönlü bir dış politikayı zorunlu kılmaktadır.

Devletler arasında görüşmeler yapılması diplomasinin gereğidir. Ancak Türkiye’nin dış politikası herhangi bir yabancı devletin veya liderin hedeflerine göre değil; Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal çıkarları, uluslararası hukuk ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin anayasal yetkileri doğrultusunda belirlenmelidir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışında görevlendirilmesi gibi hayati kararların hukuki dayanağı, amacı, kapsamı ve süresi açık olmalıdır.

Türkiye’nin bu kritik dönemde parçalanmış değil, güçlü ve etkili bir muhalefete ihtiyacı vardır. CHP, hukuki mücadelesini sürdürürken iç çekişmelere hapsolmamalı; ekonomi, güvenlik ve dış politika konularında somut çözümler üreterek topluma iktidar güvencesi vermelidir.

Bugün asıl mesele yalnızca Özgür Özel’in veya Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi geleceği değildir. Asıl mesele; CHP üyelerinin iradesinin, hukuk devletinin, etkili muhalefetin ve Türkiye’nin ulusal egemenliğinin korunmasıdır.

Kurultay yolu açık tutulmalı, örgüt iradesi sonuna kadar savunulmalı; yeni parti ise bütün demokratik yollar kapatılırsa başvurulacak güçlü ve hazırlıklı bir seçenek olmalıdır.

Türkiye’nin ordusu, dış politikası ve geleceği hiçbir dış gücün çıkarına veya kısa vadeli siyasi hesaba bağlı hâle getirilmemelidir. Bütün kararların ölçüsü Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, milletin güvenliği, barış ve uluslararası hukuk olmalıdır.

Ali Karamut

18.07.2026

www.alikaramut.com.tr⁠

📱 Uygulamayı Yükle

Ana ekrana ekleyerek hızlı erişim sağlayın

🔔

Bildirimleri Aç

Yeni yazılar yayınlandığında anında haberdar olun.