𝕏 f ✆ in
✕ Büyütülmüş görsel
← Ana Sayfaya Dön

BİR MELEK GEÇTİ HAYATIMIZDAN

BİR MELEK GEÇTİ HAYATIMIZDAN

Bazı insanlar hayatımıza öyle derinden yerleşir ki, yoklukları yalnızca bir eksiklik değil, sanki yılların içinden bir parçanın kopması gibi gelir.

Mehpare Ablam da benim için böyleydi.

Onu düşündüğümde aklıma önce gülen yüzü geliyor. Sonra yılların içinden gelen dostluğu, zor günlerde sessizce yanımızda oluşu, kimseyi yormadan, kimseyi üzmeden hayatı biraz daha kolaylaştıran o güzel hali…

İyiliği gösterişli değildi. Sessizdi, doğaldı, kendiliğindendi. Birinin derdi varsa yanında olur, birinin yükü ağırsa ucundan tutardı. İnsan bazen yalnızca onun varlığıyla bile kendini daha iyi hissederdi.

Belki de bugün yokluğunun bu kadar ağır gelmesinin nedeni bu.

Çünkü Mehpare Ablamı kaybetmek yalnızca çok sevdiğimiz bir insanın aramızdan ayrılması değil. Gençliğimizden, çocuklarımızı büyüttüğümüz yıllardan, dostluğumuzdan ve birlikte yaşadığımız nice güzel günden bir parçanın eksilmesi gibi.

Mümin Abimi düşünüyorum.

Özgür’ü, Cihangir’i düşünüyorum.

Aren’i, Atlas’ı düşünüyorum.

Bir eşin, bir annenin, bir babaannenin yokluğu nasıl anlatılır, bilmiyorum.

Bir evin içinde sesi eksilir. Bir sofrada yeri boş kalır. Bir çocuk büyürken, bir torun gülerken insanın aklına o gelir. “Keşke o da burada olsaydı” denir.

Bazı acılar işte böyle büyür.

Sessizce.

İçeride.

Kimseye tam anlatılamadan.

Ama Mehpare Ablam yalnızca bıraktığı boşlukla değil, bıraktığı sevgiyle de yaşayacak.

Özgür’ün ve Cihangir’in annesi olarak…

Aren ve Atlas’ın babaannesi olarak…

Mümin Abimin hayat arkadaşı olarak…

Ve bizim yıllardır kalbimizde taşıdığımız o güzel dost olarak…

Belki bir gün Aren ya da Atlas onunla ilgili bir anı soracak. Bir fotoğrafına bakacaklar. Onlara babaannelerinin nasıl bir insan olduğu anlatılacak.

Ve Mehpare Ablam yeniden yaşayacak.

Bir cümlede.

Bir hatırada.

Bir gülüşte.

Bir sofrada.

Birinin “Mehpare Ablam şöyle yapardı” deyişinde…

İşte bu yüzden bazı insanlar gerçekten gitmez.

Çünkü bıraktıkları sevgi, onları sevdiklerinin hayatında tutmaya devam eder.

Şimdi yokluğu canımızı acıtıyor. Ama onu her hatırladığımızda içimiz aynı anda biraz da ısınacak.

Çünkü hayatımızdan yalnızca bir insan geçmedi.

Bir iyilik geçti.

Bir dostluk geçti.

Bir anne sevgisi geçti.

Bir babaanne şefkati geçti.

Bir melek geçti hayatımızdan.

Ve o güzel insan; Mümin Abimin yüreğinde, Özgür’ün ve Cihangir’in hayatında, Aren ile Atlas’ın babaannelerine dair taşıyacakları sevgide ve onu tanıyan herkesin kalbinde bizimle hep yaşayacak.

Şenay Karamut

📱 Uygulamayı Yükle

Ana ekrana ekleyerek hızlı erişim sağlayın

🔔

Bildirimleri Aç

Yeni yazılar yayınlandığında anında haberdar olun.