ASİL OLAN İÇ CEPHEDİR
Gazetecilikteki uzun ve saygın kariyeriyle tanınan Saygı Öztürk, güncel olayları derinlemesine analiz eden ve toplumu bilgilendirmede önemli bir rol üstlenen bir araştırmacıdır. Bugünkü yazısında da ele aldığı konu, tarihsel ve güncel bağlamıyla bizlere önemli bir perspektif sunuyor
Çünkü bazı tarihler yalnızca geçmişin bir hatırası değildir; bir milletin vicdan testidir. Bugün ABD'nin İran'a yönelik emperyalist ve hukuksuz saldırıları konuşulurken, bombaların altında kalan şehirler ve hayatını kaybeden masum çocukların acısı yüreğimizi yakarken, insan ister istemez yakın tarihin o kritik eşiğine dönüyor.
1 Mart 2003'te Türkiye Büyük Millet Meclisi, Irak'a yönelik işgal sürecinde Türkiye'nin savaşın bir parçası olmasını öngören tezkereyi reddetmişti. O gün verilen karar, sadece siyasi bir tercih değildi; büyük güçlerin baskısına karşı egemen iradenin ve toplumsal vicdanın ayağa kalkışıydı. Türkiye o gün, savaşın tarafı olmayı değil, tarihin doğru yerinde durmayı seçmişti. Bugün Ortadoğu'da yaşanan yıkıma, parçalanmış ülkelere, göç yollarında kaybolan hayatlara ve toprağa düşen çocuklara baktığımızda, o "hayır"ın değeri daha da büyüyor. Çünkü savaşın kazananı yok; geriye sadece yıkım, acı ve utanç kalıyor.
Bu nedenle 1 Mart kararının yalnızca hatırlanması değil, yeniden ve güçlü biçimde içselleştirilmesi yaşamsaldır. Çünkü bazen bir milletin onuru, attığı bir imzada değil; atmadığı imzada saklıdır. Ve
bazen tarihe geçen en güçlü söz, yüksek sesle söylenen değil, kararlılıkla verilen bir "hayır"dır. 02.Mart.2026
Ali Karamut
https://alikaramut.com.tr
Saygılarımla