𝕏 f in
Büyütülmüş görsel
← Ana Sayfaya Dön

Amasya’dan Bugüne: Milletin Azim ve Kararı

Amasya’dan Bugüne: Milletin Azim ve Kararı

 

 Amasya’dan Bugüne: Milletin Azim ve Kararı

Tarih, yalnızca geçmişte yaşanan olayların toplamı değildir. Tarih, bugünü anlamak ve yarına doğru yürümek için önümüze konmuş büyük bir aynadır. Bu aynaya dikkatle bakabilen toplumlar, yalnızca ne yaşadıklarını değil, neyi kaybetmemeleri gerektiğini de görürler.

Amasya Tamimi de bu anlamda sıradan bir tarih belgesi değildir. 22 Haziran 1919’da yayımlanan bu metin, bir milletin kendi kaderine sahip çıkma iradesinin açık ilanıdır. O gün vatanın bütünlüğü tehlikedeydi. Ülkenin bağımsızlığı ağır bir tehdit altındaydı. İstanbul Hükümeti ise milletin beklediği kararlılığı gösteremiyor, çözüm üretmekte yetersiz kalıyordu.

İşte böyle bir dönemde Amasya’dan yükselen ses, yalnızca bir kurtuluş çağrısı değil, aynı zamanda büyük bir siyasal uyanıştı:

“Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

Bu cümle, bir milletin kaderini değiştiren cümlelerden biridir. Çünkü kurtuluşu saraydan, dış güçlerden ya da başkalarının merhametinden beklememeyi öğütler. Çözümün asıl kaynağını gösterir: Milletin kendi iradesi.

Amasya Tamimi’nin önemi de burada başlar. Bu belge, Milli Mücadele’nin yalnızca askeri değil, siyasi temelini de ortaya koymuştur. Egemenliğin kaynağının millet olduğunu, daha Cumhuriyet kurulmadan önce güçlü biçimde ilan etmiştir. Erzurum ve Sivas kongrelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve Cumhuriyet’e giden yolun taşları burada döşenmiştir.

Bu nedenle Amasya Tamimi’ni yalnızca geçmişin bir hatırası gibi okumak eksik olur. Onu anlamak, bugünü de doğru okumayı gerektirir.

Çünkü her dönemin kendi sınavı vardır. Bazen vatan toprağı tehdit altındadır; bazen hukuk zayıflar. Bazen Meclis’in iradesi gölgelenir; bazen yurttaşın sesi duyulmaz olur. Bazen de bir toplum, kendi geleceği üzerinde söz sahibi olma hakkını adım adım kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

İşte Amasya’nın bugüne tuttuğu ışık burada önem kazanır.

Millet egemenliği yalnızca geçmişte kazanılmış bir hak değildir; her kuşakta yeniden korunması gereken bir emanettir. Demokrasi yalnızca sandığa gitmek değildir. Demokrasi; hukukun işlemesi, adaletin herkese eşit uygulanması, basının özgür olması, yargının bağımsız kalması ve yurttaşın sesinin değer taşımasıdır.

Amasya Tamimi bize şunu öğretir:

Bir millet, kendi kaderini başkalarının kararına bıraktığı anda zayıflar. Kendi iradesine sahip çıktığı anda ise tarih yazmaya başlar.

Bugün de ihtiyaç duyduğumuz ders budur.

Devlet, milletin üstünde bir güç değil; milletin ortak iradesinin örgütlenmiş halidir. Hukuk, yalnızca güçlüleri koruyan bir araç değil; herkesin güven duyduğu ortak zemindir. Meclis, yalnızca bir bina değil; millet egemenliğinin kalbidir. Cumhuriyet ise yalnızca bir yönetim biçimi değil; yurttaşın onurudur.

Amasya’dan bugüne gelen ses hâlâ canlıdır:

Kurtuluşu başkasından bekleme.

Hukukuna sahip çık.

Demokrasini koru.

Meclis’ini, Cumhuriyet’ini, iradeni savun.

Çünkü bir milletin bağımsızlığını da, demokrasisini de, hukukunu da yine milletin azim ve kararı koruyacaktır.

Ali KARAMUT

22 Haziran 2026

www.alikaramut.com.tr

📱 Uygulamayı Yükle

Ana ekrana ekleyerek hızlı erişim sağlayın

🔔

Bildirimleri Aç

Yeni yazılar yayınlandığında anında haberdar olun.