19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
19 MAYIS: KARANLIĞIN İÇİNDEN YÜRÜYENLER
Bazı tarihler vardır... Takvim yapraklarında durmazlar...Bir milletin hafızasına kazınırlar.
19 Mayıs 1919 işte böyle bir gündür.
O gün Samsun'a çıkan yalnızca Mustafa Kemal değildi. Yorgun, yoksul, işgal altındaki bir
milletin yeniden ayağa kalkma iradesiydi karaya çıkan...
Ama o yürüyüş Samsun'da başlamadı.
14 Mayıs'ta, İstanbul'un karanlık günlerinde Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Cevat Çobanlı ile görüşüyordu. Devletin merkezinde sessiz ama ağır bir hesaplaşma yaşanıyordu. Çünkü herkes yaklaşan felaketi görüyordu.
15 Mayıs günü İzmir işgal edildi.
İzmir'in işgali yalnızca bir askeri hareket değildi; bir milletin onuruna vurulmak istenen zincirdi. Sokaklarda yabancı postallar dolaşırken, saray susuyordu. Aynı akşam Şişli'de bir evde tarih yeniden kuruluyordu. Mustafa Kemal ile İsmet İnönü'nün yaptığı görüşme, aslında teslimiyet ile direniş arasındaki çizgiyi belirliyordu. Artık geri dönüş yoktu.
16 Mayıs'ta Bandırma Vapuru İstanbul'dan ayrıldığında, boğazın sularında yalnız bir gemi ilerlemiyordu. O vapurda; korkuya boyun eğmeyen bir irade, manda düşüncesini reddeden bir inanç ve tam bağımsız bir ülke düşü vardı. Karadeniz'in dalgaları arasında sessizce ilerleyen o yolculuk, bir milletin kaderini değiştirdi. Samsun'da yakılan bağımsızlık meşalesi, Anadolu'nun dört bir yanına umut olmuş; Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti ve onun değerlerini gençlere emanet etmiştir.
Çünkü 19 Mayıs, yalnızca bir başlangıç değildir.
19 Mayıs;
Bağımsızlığın adıdır Cesaretin adıdır. Cumhuriyet idealinin adıdır. Kulluğun yurttaşlığa dönüşmesidir. Saltanatın yerine millet iradesinin geçmesidir. Karanlığa karşı aklın ve bilimin ayağa kalkmasıdır. Cumhuriyet işte bu yüzden değerlidir.
Çünkü o Cumhuriyet, masa başında yazılmış bir ayrıcalık belgesi değil; işgale karşı direnen halkın ortak eseridir. Kadının toplumda görünür olması, laik eğitimin kurulması, yurttaşlık bilincinin gelişmesi, çağdaş hukuk düzeninin inşa edilmesi... Bunların hiçbiri tesadüf değildir. Hepsi, Samsun'da yakılan bağımsızlık ateşinin devamıdır.
Bugün hala 19 Mayıs'tan söz ediyorsak, bunun nedeni geçmişe duyulan nostalji değildir. Sebebi şudur: Bir millet, en karanlık gününde bile ayağa kalkabileceğini o gün göstermiştir. Ve bazı yürüyüşler hiç bitmez.
Bandırma Vapuru'nun ufka doğru ilerleven silueti, bu ülkenin hafizasında hala vaşamaktadır.
Cünkü tam bağımsızlık fikri, bir kez bir halkın vüreğine düştü mü: artık hiçbir işgal onu
tamamen susturamaz. 18 Mayıs 2026
Ali Karamut
www.alikaramut.com.tr
←
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
19 MAYIS: KARANLIĞIN İÇİNDEN YÜRÜYENLER
Bazı tarihler vardır... Takvim yapraklarında durmazlar... Bir milletin hafızasına kazınırlar.
19 Mayıs 1919 işte böyle bir gündür.
O gün Samsun'a çıkan yalnızca Mustafa Kemal değildi. Yorgun, yoksul, işgal altındaki bir milletin yeniden ayağa kalkma iradesiydi karaya çıkan... Ama o yürüyüş Samsun'da başlamadı.
14 Mayıs'ta, İstanbul'un karanlık günlerinde Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Cevat Çobanlı ile görüşüyordu. Devletin merkezinde sessiz ama ağır bir hesaplaşma yaşanıyordu. Çünkü herkes yaklaşan felaketi görüyordu.
15 Mayıs günü İzmir işgal edildi.
İzmir'in işgali yalnızca bir askeri hareket değildi, bir milletin onuruna vurulmak istenen zincirdi.
Sokaklarda yabancı postallar dolaşırken, saray susuyordu. Aynı akşam Şişli'de bir evde tarih yeniden kuruluyordu. Mustafa Kemal ile İsmet İnönü'nün yaptığı görüşme, aslında teslimiyet ile direniş arasındaki çizgiyi belirliyordu.
Artık geri dönüş yoktu.
16 Mayıs'ta Bandırma Vapuru İstanbul'dan ayrıldığında, boğazın sularında yalnız bir gemi ilerlemiyordu. O vapurda; korkuya boyun eğmeyen bir irade, manda düşüncesini reddeden bir inanç ve tam bağımsız bir ülke düşü vardı. Karadeniz'in dalgaları arasında sessizce ilerleyen o yolculuk, bir milletin kaderini değiştirdi. Samsun'da yakılan bağımsızlık meşalesi, Anadolu'nun dört bir yanına umut olmuş, Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti ve onun değerlerini gençlere emanet etmiştir.
Çünkü 19 Mayıs, yalnızca bir başlangıç değildir.
19 Mayıs;
Bağımsızlığın adıdır Cesaretin adıdır. Cumhuriyet idealinin adıdır. Kulluğun yurttaşlığa dönüşmesidir. Saltanatın yerine millet iradesinin geçmesidir. Karanlığa karşı aklın ve bilimin ayağa kalkmasıdır. Cumhuriyet işte bu yüzden değerlidir.
Çünkü o Cumhuriyet, masa başında yazılmış bir ayrıcalık belgesi değil; işgale karşı direnen halkın ortak eseridir. Kadının toplumda görünür olması, laik eğitimin kurulması, yurttaşlık bilincinin gelişmesi, çağdaş hukuk düzeninin inşa edilmesi... Bunların hiçbiri tesadüf değildir. Hepsi, Samsun'da yakılan bağımsızlık ateşinin devamıdır.
Bugün hālā 19 Mayıs'tan söz ediyorsak, bunun nedeni geçmişe duyulan nostalji değildir.
Sebebi şudur. Bir millet, en karanlık gününde bile ayağa kalkabileceğini o gün göstermiştir.
Ve bazı yürüyüşler hiç bitmez.
Bandırma Vapuru'nun ufka doğru ilerleyen silueti, bu ülkenin hafızasında hâlâ vaşamaktadır. Çünkü tam bağımsızlık fikri, bir kez bir halkın yüreğine düştü mü; artık hiçbir işgal onu tamamen susturamaz. 18 Mayıs 2026
Ali Karamut
www.alikaramut.com.tr